11 Şubat 2013 Pazartesi

Yağmur, Çamur ve Sucuk!




        Bu pazar güne yağmurla uyandık, sabah bisiklet sürsek mi yoksa uykumuza devam mı etsek derken bir gazla sürmeye karar verdik, iyi de yaptık. Weather.com bize bu sefer kazık attı çünkü hava kapalı ama yağışsız gösteriyordu fakat biz sağanak altında sürdük.

        Daha önceden planını yapmıştık bugün ormanda sucuk pişirmeyi planlıyorduk, sabahtan malzemelerimizi aldık ve ormanda uygun bir yerde ateşimizi yaktık. Hafif yağmur altında sucuklarımızı afiyetle yedik. Katkılarından dolayı Sezai abime çok teşekkür ediyorum. :)

        Bu da kendimi de çekmeyi başardığım fotoğraf :D

       
        Sonra da arazide kısa bir tur atalım dedik, yağmur da şiddetini biraz daha arttırdı. Her yer çamur ve su birikintileri ile doluydu, su birikintisi içine dalmak çok zevkli gerçekten :) Bol bol kirlendim, ıslandım, zihnimi arındırdım her şeyden, çokça eğlendim güzel bir gün oldu.

        Bu sefer arazide durdum bol bol fotoğraf çektim birkaç tanesini paylaşayım;






        Eve geldiğimde annemden oğlum ne bu üstünün başının hali yakarışlarıyla karşılaşsam da kışın bisikletin ayrı bir zevki var, bisikletinizi sürün her zaman her koşulda.

        Bu yazıyı okuyup da hala bisiklet kullanmayanlar varsa umarım biraz kıskanmışlardır, tabi deli misiniz siz sözü de az olmayacaktır ama onlara da şunu söyleyeyim bu keyfi bir kere tadarsanız asla bırakamazsınız hem zihni hem de bedeni olumlu etkileyen en güzel şeylerden biri bisiklet.
  



20 Ocak 2013 Pazar

Çamur Deryasında Bir Gezinti...


       
            Finaller bittiği gibi geldim İstanbul'a okul dönemi oldukça sıkıcı geçmişti çünkü son bir aydır sadece sınavlara çalışıp sosyallik adına hiçbir şey yapmamak beni çok bunalttı. Yaklaşık olarak 4 aydır hiç bisiklet sürmemiştim haliyle eski kondisyonum uçup gitmişti bugün yokuşlarda çok zorlandım, ciğerlerime ağrı girdi ama çooook güzel bir sürüş oldu.

            Bugün düne göre çok daha güzel bir hava var, güneşli ve sıcaklık 10 derecenin üzerinde kış sürüşü için çok güzel bir gün. Bugün kış sürüşü düşünüldüğünde gayet kalabalık bir grubuz 15 kişinin üzerinde bir katılım var, üç dört yıl önce birkaç kişiden fazla olamazdık, bisiklet kullanımı son zamanlarda ciddi anlamda artıyor.

            Bugün Çekmeköy Alemdağ Ormanında sürüş yaptık, Kaçkar Bisiklet'in önümüzdeki hafta düzenleyeceği dağ bisikleti yarışının parkurunda bir tur attık ve ormanın içinden Alemdağ'a ulaştık, yol boyunca gördüğüm tüm su birikintilerinin içine sürdüm bisikletimi omo reklamlarından etkilendim sanırım :D, yokuşlarda elime aldım yürüdüm, bir inişte çamur yüzünden ön tekerimin kontrolünü kaybedip kaydım son anda bisikletin üstünden atlayıp düşmekten kurtuldum :D iki elimi böyle titanikdeki gibi açıp sürmek de çok güzeldi. Gezinin sonlarına doğru hep beraber bir kahvede oturup kahvaltı yapmamız da çok hoştu, Buradan tüm abilerime teşekkür ederim :) 

           Sonuç olarak bugün çok eğlendim, şuan oldukça yorgunum ama tüm stresimi attım diyebilirim, bu yazıları okuyup da hala bisiklete binmeyenler varsa bir an bile beklemeyin, şuan kış yaza doğru bir bisiklet alırım da demeyin hemen sürmeye başlayın çünkü bisiklet her an her koşulda çok zevkli bir araç onu kullanın :)

           Biraz da fotoğraf paylaşayım, aslında güzel yerlerin fotoğrafını çekemedim anın tadını çıkardım ama artık olduğu kadar :)




                 Bisikletleri çamurlu iken eve sokamayacağımıza göre temizlememiz lazım :D



   

16 Aralık 2012 Pazar

Bisiklete Başlarken Hangi Temel Ekipmanlar Gerekli


         Bir bisiklet aldınız, hafta sonu turları ve ulaşım gibi amaçlarla kullanmak istiyorsunuz. Bisikletinizi kullanmadan önce güvenliğiniz ve konforunuz için birkaç temel ekipmana sahip olmak gerekiyor. Bunlar kask, eldiven, gözlük, pedli bisikletçi taytı ve nefes alan rahat hareket ettiren, vücuttan teri hızlıca uzaklaştıran kıyafetlerdir. Bu ekipmanları tek tek ele alalım:

          Kask
         
          Bisiklet kullanırken kesinlikle kullanmamız gereken şeydir, bir kazanın ne zaman başımıza geleceğini hiçbir zaman bilemeyiz. Bisiklet kaskları kafa tasını korumak için tasarlanmıştır, kaza anında aldığımız darbeyi soğurarak kırılır ve başımıza alacağımız darbeyi en aza indirmeyi amaçlar. Bisiklet kaskı alırken asla ucuz ürüne yönelmeden kaliteli kendini ispatlamış markaları tercih etmek çok önemlidir, çünkü ergonomi ve güvenilirlik açısından çok daha üstünler. Bell, Met, Giro, Uvex, Catlike gibi markalar ve ünlü bisiklet markalarının ürettiği kaskları tercih edebilirsiniz.


        
              Eldiven

             Eldivenler gidonu daha kolay kavrayabilmemiz, ellerimizin nasır tutmaması ve en önemlisi de herhangi bir düşüşte ilk olarak ellerimizi kullanacağımızdan ellerimizin yaralanmaması için gerekli bir ekipman. Eldiven alırken avuç içi jel destekli olanları tercih edilmesi konfor açısından daha iyi olur. Kış aylarında da kış için üretilmiş eldivenler kullanılmalıdır. Sedona markasının ürettirdiği eldivenler hem uygun fiyatlı hem de kaliteli onlar tercih edilebilir ya da ünlü bisiklet giyimi ve bisiklet markalarının eldivenlerini alabilirsiniz. 

                                Yazlık Eldiven;

                                   Kışlık Eldiven;


              Gözlük 

              Gözlük gözlerimizi rüzgardan, güneşten, yolda gözümüze gelebilecek herhangi bir cisimden korumak için çok önemli, özellikle sinek ya da lastikten saçılan bir çamur parçası gözümüze denk gelebilir bu da sürüşü ciddi anlamda tehlikeye atar ve düşmemize neden olabilir o nedenle gözlük kullanmak da çok önemli. Kullandığımız gözlüklerin UV A ve B koruması olduğuna dikkat etmeliyiz. Kaliteli ve kendini ispatlamış markaları tercih etmek önemli, herhangi bir güneş gözlüğü alırken dikkat etmemiz gereken kurallar burada da geçerli. Gözlüğün gözü tamamen kavraması ve rüzgarı önlemesi ve kafadan düşmeyecek şekilde tasarlanmış olması gerekiyor.



              Bisikletçi Taytı

              Selenin kalçaya olan baskısını en aza indirmek ve sürüş konforunu arttırmak için çok gereklidir. Sürüş sırasında ve sonrasında acı çekmek istemiyorsak kesinlikle kullanmalıyız. Kış aylarında uzun ve daha kalın, polarlı olan taytları kullanabilirsiniz.




             Nefes Alan Kıyafetler

             Bisiklet sürerken bisiklet için üretilmiş formaları kullanabileceğimiz gibi koşu için kullanılan kıyafetleri de kullanabiliriz. Bisiklet formaları vücudu sarar ve teri daha çabuk dışarı atar, sırt kısmında cepleri bulunur, bisiklet kullanımı için idealdir. Önemli olan şey teri vücuttan olabildiğince hızlı uzaklaştıran kıyafetleri tercih etmektir. Pamuklu kıyafetleri giymek çok doğru olmaz çünkü teri üzerinde tutar ve kuruması çok uzun sürer.

              Havanın daha sert olduğu durumlarda rüzgar ve su geçirmeyen ürünler tercih edilmelidir. Windstopper kumaştan üretilmiş ürünler rüzgarı en iyi önleyen ürünlerdir, Goretex ürünler de su geçirmezlik olarak çok iyidirler. Kışın sürüşlerde çok kalın giysiler değil de ince kıyafetleri kat kat giyinmek daha doğrudur. En alta bir termal içlik, üzerine de bir rüzgarlık giymek çok soğuk havalar dışında yeterli olur, sürüşe başladığımız sırada biraz üşümek iyidir bu çok kalın giyinmediğimizi gösterir çünkü bir süre sonra vücut ısısı artacağından üşüme hissi kaybolacaktır.











         


17 Kasım 2012 Cumartesi

Hangi Fren Sistemini Tercih Etmeliyim?



           Bu yazıda disk frenler ve v-fren sistemlerinden bahsedeceğim. Bu fren sistemleri dağ ve şehir bisikletlerinde tercih edilen fren sistemleridir ve en yaygın olarak da v-frenler kullanılır.

            V-fren ;
         

             Disk fren;

             
         
               Öncelikle en sık kullanılan fren sistemi olan v-frenlerden bahsedeyim. V-frenler ucuzdur, hafiftir, bakımı çok kolaydır, ayarları iyi yapıldığında yeterli frenleme performansını da sunarlar. Şehir içinde veya kuru ortamda dağ bisikleti kullanacaksanız v-fren sistemler gayet yeterlidir. V-frenlerin en büyük problemi çamurlu koşullarda bisikleti kullanırken kirlenen jant ile birlikte frenleme performansını da ciddi ölçüde kaybetmesidir o yüzden kışın dağ bisikletçiliği yapacaksanız sizin için çok uygun olmaz. Yani bisikleti kuru ortamlarda kullanacaksanız v-fren tercih etmek daha mantıklı bir tercih olacaktır.

              Tabi benim gibi biriyseniz her ortamda v-fren kullanabilirsiniz :)
           

               Gelelim disk frenlere, disk frenler mekanik ve hidrolik olmak üzere ikiye ayrılıyor. En baştan uyarımı yapayım kesinlikle mekanik disk frenleri tercih etmeyin hem performansları çok kötüdür hem de çok çabuk ayarları kaçar yani tamamen baş belası bir fren sistemidir genellikle ucuz bisikletler üzerinde satılır ve kullanıcı frenlerin disk olduğuna aldanıp tercih eder, bir kez daha söylüyorum ALMAYIN!
               Gelelim hidrolik disk frenlere çünkü bizim esas ilgilendiğimiz konu o. Hidrolik disk frenler aynen otomobillerde olduğu gibi pompalanan yağ vasıtasıyla diski kaliperler arasına sıkıştırarak frenlemeyi sağlar. Eğer ayarları iyi yapılmış ve sağlam balatalara sahipse gayet güçlü fren sistemleridir, özellikle dağ bisikletinin Downhill, All mountain tarzlarında bu sistemler kullanılır, son zamanlarda Cross Country bisikletlerinde de ciddi anlamda kullanılmaya başlandı. Hidrolik disk frenler yağmur, çamur gibi etkenlerden çok daha az etkilenirler çünkü disk tekerleğin orta kısmındadır bu sayede dış etkenlerden çok fazla etkilenmez. Bu sitemlerin bakımı v-frene göre daha zordur, fakat iyi ayarı yapılmışsa çok sık problem çıkarmazlar. Her türlü koşulda dağ bisikletçiliği yapıyorsanız bu frenleri tercih edebilirsiniz.


















31 Ekim 2012 Çarşamba

Peugeot Explorer 050



       Babama hediye olarak verilmişti bu bisiklet ve yıllarca evimizin çatısında uykuda kaldı çünkü benim Bianchi Leopard abimin de Bianchi Barracuda bisikleti vardı. Bu bisiklet de neredeyse 10 yıl boyunca kullanılacağı zamanı bekledi. Ben bisiklete ilgi duymaya başlayınca bu bisikleti çatıdan indirdim ve bir süre kullandım ama bisiklet uzun süre kullanılmadığı için bisikletin fren pabuçları ve lastikleri tamamen özelliğini yitirmişti. Ben de bu bisikleti çok da masraf yapmadan kullanılabilir duruma getirmeye karar verdim, aklımda frenleri ve lastikleri değiştirmek vardı, bir arkadaşımdan 1,25 cm kalınlığında IRC marka slick lastik aldım ve buna uygun iç lastikler alıp taktım zaten bisiklet amortisörsüz olduğu için slick lastik ile tamamen şehir bisikleti oluyor. Şimdilik frenleri değiştiremedim ama elimde Tektro marka fren kolları var sadece v-fren bacağı bulmam gerekiyor onu da taktığımda bisiklet şehir içinde kısa mesafede kullanılabilecek hale gelecek.
     
         Bisikletin ilk hali bu üzerindeki lastikler beklemeden kaynaklı çok ciddi hasar görmüş :

         Öncelikle ön ve arka tekeri sökerek yerine 1.25 cm kalınlığında IRC marka katlanabilir gayet hafif lastikleri taktık, iç lastikler de Btwin marka 1,25-1,50 cm kalınlığa uyan bir iç lastik.


          Ve bisikletin son hali bu, çok daha farklı görünüyor.


               Gökhan benim için bisikleti test etti :)


               Ve Merida ile abi kardeş birkaç fotoğraf.


                 Bisikleti bu haline getirmekte çok büyük katkıları olan ve bisikleti benim için evinde saklayan Burak' a da çok teşekkürler :)





   

20 Ekim 2012 Cumartesi

Zincirinizi çapraz kullanmayın!


        Özellikle bisiklete yeni başlayan herkesin düştüğü hatadır zinciri çapraz olarak kullanmak, ön vites 1' deyken arka vites 7-8 gibi viteslerdedir. Hal böyle olunca da vites sistemi yeterince düzgün çalışmaz, vites istediğimiz zaman atmaz bu tür durumlar da canımızı sıkar.

        Zinciri çapraz olarak kullanmaktan kastım zincir aynakol üzerinde en küçük dişlideyken ruble üzerinde en alt dişli üzerinde olması, bunun tersi de geçerli. Fotoğrafla göstereyim çünkü anlamadınız eminim :)

        Zincir aynakolda en büyük dişlideyken rublede de 1. dişlide bu çok yanlış bir kullanım.



            Bu fotoğrafta da aynakol 1.dişlide zincir de en alt dişlide bu da çok yanlış bir kullanım.


             Vitesi çapraz olarak kullanmak vites sistemine ciddi anlamda zarar verir, zincir yanlış açıyla dişliye oturduğu için dişli ve zincir ömrünü kısa sürede doldurur bununla birlikte vites sisteminiz de düzgün olarak çalışmaz.

             Gelelim zinciri nasıl doğru kullanacağımıza, örneğin aynakol 1. vitesteyken ruble de 1-2 veya 3. dişlide olmalı, aynakol 2. vitesteyken ruble 3-4-5-6. dişlide olmalı, aynakol 3. viteste yani en büyük dişlideyken ruble 6-7-8-9. viteslerde olmalıdır.

              Bu da çarpraz olmayan bir zincir



      Yeni başlayanlar için terim karmaşasından kurtulmaları açısından ;
      Aynakol;

       Ruble;
        









16 Ekim 2012 Salı

Arazide kullanmayacaksanız dağ bisikleti almayın



             Türkiye piyasasında satılan bisikletlerin ezici bir çoğunluğu dağ bisikleti fakat bu bisikletlerin hiç de azımsanamayacak kadarıyla neredeyse araziye hiç girilmiyor ve tamamen şehir içinde ve asfalt yollarda kullanılıyor. Ama dağ bisikletlerini şehir içinde kullanmak pek de konforlu bir tercih değil. Özellikle 2-3 saatlik sürüşlerin ardından bel,boyun ve bilek ağrıları başlayabiliyor çünkü dağ bisikletinin kadro geometrisi arazi kullanımı için tasarlandığından daha iyi tırmanma ve daha iyi hızlanma gibi özellikler göz önüne alınarak tasarlanmıştır. Özellikle dağ bisikletlerinde çeki borusu pedala verilen gücü tekerleklere olabildiğince kayıpsız ve hızlı aktarabilmek için kısa olur, üst boru bisikleti daha kolay kontrol edebilmek için kısa yapılır, gidon bisikleti daha az çaba ile hızlıca döndürebilmek için kısadır. Tüm bu saydığımız özellikler arazide bisikleti daha performanslı kullanabilmemiz açısından iyi bir etken olsa da şehir veya engebesiz yollarda bisiklet kullananlar için pek de konforlu bir durum değil.
       
             Yukarıda saydığım sebepler yüzünden eğer araziye girmeyecekseniz    veya   kırk yılda bir girecekseniz :) şehir bisikleti alın. Bu bisikletler 28" boyutunda janta sahip olurlar ve ince dişsiz lastikleri vardır. İnanın bu tür bisikletlerin en ucuzu bile binlerce lira verdiğiniz dağ bisikletlerinden daha akıcı ve konforlu olurlar. Şehir bisikletlerinin oturuş pozisyonu diktir, boyun ve bilek ağrılarınızı en aza indirir, daha dengelidirler, tekerlek boyutları 26" dağ bisikletlerine oranla daha büyük olduğu için tekerleklerin dönme direnci daha azdır, dişsiz lastikler sayesinde sürtünme de oldukça azalır bu sayede bisikleti kullanırken dağ bisikletine göre daha az güç harcarsınız. Kısacası şehir bisikletleri asfalt yollar, stabilize köy yolları gibi engebesiz ortamlarda dağ bisikletlerine göre daha konforludur onları tercih edin. :)
               

               Artık dağ bisikleti değil de şehir bisikleti almayı düşünüyorsunuzdur umarım :) O zaman nasıl bir şehir bisikleti tercih edeceksiniz ona bakalım. Tabi ki burada en önemli unsur bütçe, bütçenize uygun marka ve donanımda tercihinizi yapın burada doğrudan model tavsiyesi yapmayacağım ama belirttiğim kriterlere göre ürün alırsanız daha iyi olur. Benim gönlümden geçen amortisörsüz ve v-frenli bir bisiklet almanız yani yukarıdaki fotoğraflardaki gibi. Çünkü v-fren şehir içinde gayet yeterli bir frenleme gücü sunar ayrıca hafif ve bakımı kolaydır o açıdan hidrolik diskli frenlere göre bana göre daha tercih edilebilirler hem de fiyatları uygun. 
Şehir içinde veya engebesiz yollarda çok fazla engel de olmadığından ben amortisörü de gereksiz buluyorum, amortisörsüz bisiklet çok daha hisli ve hoş bir sürüşe de sahiptir ayrıca ağırlık kazancı da olur, özellikle giriş seviyesindeki amortisörler pek de iyi çalışamadığından direk sabit maşalı bisiklet almak daha mantıklı. Vites donanımı şehir bisikletlerinde dağ bisikletlerine daha az önemli ama en azından shimano acera-alivio seviyesindeki donanımlar tercih edilmeli.


           Şehir bisikletlerinin de durumu böyle ihtiyaçlarınıza iyi karar verip ona göre bir bisiklet tercihi yapmanız sizin açınızdan daha sağlıklı bir tercih olacaktır.